MURADİYE’YE CAN VERENLER 4

MURADİYE’YE CAN VERENLER 4

ESKİ HAMAM Mısır sultanına da adı azep Bey ile hayli zırhlı Cebeli kafir göndererek zırh cebe gösterdiler Mısır sultanı da bu Cebeli kafirleri görerek Allah Osman oğlu’nu muzaffer kılsın dedi o Cuma bütün mescitlerde hutbeyi Murathan adını okuttu Azad Bey’e de mübalağalı şeyler verdi Sultan Murat Han onu Mısır’dan dönüşünde paşalık rutbesi ile Taltlif buyurdu Azat Bey Abdullah’ın oğludur türbe ve Cami içinde bulunan kitabeye bakılırsa büyük bir aileye mensup olduğu anlaşılır 1450 den sonra ölmüştür Turhan Bey adında bir oğlu Selçuk hatun ve Zübeyde Hatun adında iki kızı vardı Muradiye semtinde adıyla anılan mahalleye bu güzel Kargir ve tek kubbeli Mescidi yaptırılmış ve çok zengin Vakıflar bağışlamıştır ömrünü harp meydanlarında geçen azatbey vefatından sonra da gaza şerefinden hissedar olmak için harbe asker göndermek üzere para vakfetmiş ve her kim giderse 4200 akçe verilmesini şart eylemiştir öldükten sonra da vatanın koruyuculuğunu devam etmek ne Saadet…  Biz de Yolumuza devam
edelim Azat Bey Camii önündeki galiba adı eskiden kullukçu şimdi okul olan sokaktan aşağı doğru indim yine kaplıca Caddesi’ndeyim sola ziyaretimizi bekleyen hamzabey Mahallesi’ne doğru yürüyoruz Cadde Muradiye külliyesine ikiye ayırmış sağda mektep medrese Cami İmaret ve Türbeler Yaralıyor hamam yalnız başına soldu kalmış ona kendisi gibi yaşlı bir bina Süleyman Bey türbesi arkadaşlık ediyor  lakabının karıştıran mı karşı Duran mı olduğu tartışmalı olan Süleyman Bey Fatih Devri devlet adamlarından biriydi cebe Ali Bey’in yeğeni meşhur Osmanlı tarihçisi Dursun Bey’in eniştesi olan karıştıran Süleymanpaşa çakırağa Çandarlı İbrahim Paşa ve Cebeli Ali Bey gibi bursa’da subaşılık yaptı Fatih Sultan Mehmet Edirne dönüşünden önce karıştıran Süleyman Beyi 1500 Yeniçeri ile birlikte şehrin subaşısı Hızır beyde Kadı tayin etmişti  daha sonra Anadolu ve Rumeli Beylerbeyi Semendire Beylerbeyi ve Amasya Valisi de olmuştur 1490 da vefat etti aşıkpaşaoğlu Ondan söz ederken Sultan Mehmet Han Gazi ki İstanbul’u fethetti subaşılı ını Kulu Süleyman beye verdi bütün ülkesine Kullar gönderdi ki isteyen gelsin İstanbul’da evler Bağlar ve bahçeleri gelip mülk olarak tutsun dedi Her kimki geldi verdiler diyor Süleyman Paşa’nın tamir görmüş türbesine uzun uzun baktım üzerine zamanın yorgunluğu silmiş nasıl sinmesin ki ta fetih yıllarından geliyor 1949 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onarılmış olması da onu bütünü ile kendisine getirememiş türbenin yanında Bir de medresesi olduğu biliniyor ama Ondan bir iz bir eser kalmamış  Süleyman Bey türbesi nin girişi kuzey yönündedir kapının bulunduğu beden duvarları hariç diğerlerinde sivri Kemer alınlıklı mermer söveli Demir parmaklıklı ikişer pencere üstü yuvarlak Kemerli birer pencere yer alıyor yapının üzeri kubbe ile örtülmüş Cadde tarafından mezar hücresine girişinde sağlayan bir kapı bulunmaktadır türbe içinde sanduka yoktur Süleyman paşa bursa’da bir medrese yaptırmıştı alboya cılar Çarşısı’nda karıştıran Süleyman Paşa Çeşmesi vardı bursa’da eskiden her mahallenin kapıları olurdu meşhur kapılardan biri de Muradiye’deki karıştıran kapısı idi Karıştıran Süleymanpaşa zenginliğini yaptırdığı eserler ile ve kurduğu Vakıflar bursa lı larla paylaşmıştı… yol ayrımına geldiğimde Hamza Bey’i ziyaret etmeyi bir başka zamana bırakarak sağa döndüm niyetim Muradiye türbeleri ne uğramaktı de bu nedenle şimdi Muradiye İlköğretim Okulu olan Muradiye mektebine ve sağlık kuruluşu olarak kullanılan medreseye Kapıdan şöyle bir bakıp geçtim bu gezi sırasında Sanki yanımda birileri varmış gibi bir duyguya kapılmıştım acaba bunlar bursa gezilerinde bana yoldaşlık eden eski zaman ziyaretçisi miydi bilmiyorum Yalnız tam türbelere dönüyordum ki bir yalnızlık hissettim yol arkadaşlarım birdenbire sır olmuşlardı anladım ki sabrın acı Meyvesi olan Muradiye türbeleri ne benimle birlikte gezmek istemiyorlardı Kim bilir belki de ziyaret sırasında dökecekleri gözyaşlarını Bana göstermek hoşlarına gitmiyordu  Muradiye türbelerinde

ESKİ BURSA MANZARASI

yalnız Ziyaretçiler gözyaşı dökmez her ölen padişahın ve cem vak’asına kadar her öldürülen Şehzade nin cenazesi şehre getirildikçe bu geçmiş zaman güzelinin kalbi Şüphesiz bir kere daha burkuluyor benden uzak yaşıyorlar ancak öldükleri zaman bana dönüyorlar Bana bundan sonra sadece onların ölümlerine ağlamak düşüyor diyordu Evet Muradiye küçük türbeleri ile genişledikçe bursa hangi vesilelerle ancak hatırladığını anlat diyen TanPınar ağlayanlar arasında bizzat Bursa’nın da yer
aldığını söyler Sultan 2 Murat Türbesi yolun tam karşısında yer alıyor çok güzel çok muhteşem saçaklı bir Kapıdan girince direkler üzerine oturtulmuş açık bir kubbenin altında yalnız başına yatan II.Murad’ın kabri karşınıza çıkıyor rivayete göre Sultan beni Allah’ın rahmetinden mahrum bırakmayın diyerek kubbenin ortasının açık bırakılması mı Vasiyet etmiş ve 1451 de vefat edince İşte bu türbeye gömülmüş II.Murat Türbesi’nde doğusundan bitişik küçük kubbeli bir türbe daha var bu türbenin dışarıya açılan kapısı yok II.Murat Türbesinden giriliyor burada 4 mezar var Bunlar Sultan II Murat’ın şehzadeleri Ahmet Alaaddin Orhan ile kızı Şehzade hatunun kabirleri dir Belli ki ahiret yolunda babalarına yoldaşlık ediyorlar Sultan Murad’ın başka ziyaretçileri de vardı Fatihalar okuyup türbeden çıktım Dostlarım olmadan diğer türbeleri gezmek içimden gelmiyor du çaresiz Sultan Murad’ın Türbesi önünde bir sürü oturdum benimle birlikte türbeyi ziyaret edenler de karşımdaki banka oturdular gözüm yeniden türbenin saçağına ilişti kendi kendime dedim ki Sultan Çelebi Mehmet’in oğlu Fatih Sultan Mehmet’in babası Sultan II.Murat han herhalde türbesinin saçağındaki süs ve debdebeye karşılık içindeki sadelik ile  geride kalanlara dünya malının geçiciliğini ve Gönül kapısından girememesi gerektiğini göstermek istiyor Muradiye caminin minaresinden ağustos ayının son öğle ezanı okunurken birden Sultan Cem Türbesi istikametinden daha çok kadınlardan oluşan konuşmalarıdan oluşan konuşmaları ve siyah ferace lerinden Balıkesir’in köylerinden geldiklerini Anladığım bir ziyarete grubu geldi içlerinden birisi sol tarafımda kökünden kopmuş ve uzanmış yatan Çınar’a gösterdi hayretle şu ağaca bakın dedi yüzyılların yüküne daha fazla dayanamayan yaşlı çınar olduğu yerde çökü vermiş yıllarca gölgesinde barınanlar da cesedini mumyalayıp bırakıvermişler şimdi Çınar’ın o kalın gövdesinin Hayat damarları olan köklerinden koptuğu yerde çok canlı çok taze çok geri çok göz alıcı ve çok anlamlı bir fidan yükseliyor oturduğum yerde ezanı dinlerken bu taze fidanı bir süre seyrettim onun diri canlı ve kendinden emin hali Ben de yeni Ümitler uyandırdı galiba her şey yeniden başlıyoruz dedim acaba bu taze fidan yanında uzanıp yatan babası gibi dallarıyla Cihan’ı kuşatacak mı O da cet leri gibi yüzyıllara hükmedecek mi kim bilir…??
BBB Bursa Gezileri Kitabı’ndan alıntıdır….

2 thoughts on “MURADİYE’YE CAN VERENLER 4

  1. teşekkür ederim arkadaşım sayfama ziyaretiniz için bende blogunuzu takibe aldım sıkı bir takipçinizim..makaleleriniz hepsi birbirinden güzel bu arada şablonunuz da sade ve güzel olmuş iyi yayınlar dilerim arkadaşım

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s